Cumartesi, Eylül 19, 2009

projection of my inspri.

Inspiration is kind a spark that fiels the body from finger to top. Unstoppable as lightning, But unfortunately it never comes so often, And when it comes, never lodges... lasts so brief...
but it is the fuel of life..

Pazartesi, Eylül 07, 2009

kıssadan hisse.cumaertesi muhabetleri

Cuma ertesi, ertesinin gecesi,
Eski dostlar meyhanesi,
muhabbet kerrranesi,
dünyayı kurtarsak,
kendimizi assak,
Onu sorgulasak, bunu eleştirsek,
ona yakıştırsak, buna yapıştırsak...
sak-sak-sak vıdı vıdı vıdı bıdı bıdı bıdı...
bu su hiç durur mu durmaz...
.
.
.
Bir heykeltraş varmış şahane heykeller yapan yetenekli ve orijinal
ama yaptıklarını beğenmeyip atan, kıran...
birgün, bir dostu bir fırsat yaratmış ve heykelleri bir sergide ortam bulmuş , nefes almış,
hayatta kalmış...
Kalmış ve çok beğenilmiş, beğenilmiş ve yeni heykellere gün doğmuş..
O yine gitmiş atölyesine, taburesine, çamuru karşına,
ve yine başlamış yapmaya, ve yine yapıp ardından kırmaya,
değişen hiçbirşey olmamış,
geri dönüp baktığındaysa kırık parçalar ...
.
.
.
Hep sak-saklarla, hep vıdıvıdı, bıdıdbıdılarla nereye gider bu gemi,
hissem ise bir heykelim olmalı her ne sak yada vıdı yada bıdıysa düşündüğüm , dediğim...
herkesin alametifarikası eşittir heykeli....

Perşembe, Eylül 03, 2009

nokta

heyecanlanmak,
hissetmek,
keyiflenmek,
tanımak,
tanımaya çalışmak,
farkında olmak,
çabalamak,
aslında itelemek, bulanık görmek, netleştirmek, hapsetmek, çıkarmak, Ama mükellef olmamak!!!! (.)

Salı, Ağustos 25, 2009

tatil müsveddesi

Aylardan ağustos, son haftadan bi evvel...
lakin haletiruhiye eylül sonu ekim başı,
Hava latifeli,
gündüzü tatlı sıcak , gecesi tatlı serin...
eller, ayaklar erken çekilmiş kuytusuna,
Tenhalık var etrafta
sebebiyeti belli
3 aylardan...
ramadandan...
herkes sofu, herkes niyetinde
Bense bu kısa tatil müsveddesinde
keyfi yerinde;
Haletiruhiye ise şöyle;
çam kokusu.
cırcır böcüğü.
deniz çıpırtısı.
şezlong uykusu.
deniz yatağı.
rüzgar esintisi.
leyla kahkası.
yanak ısırığı.
akşam güneşi,
günün en güzel dilimi.
yeşilin sesi.
balıkçı kedisi.
köy kahvesi.
kahvenin delisi.
peşi sıra köpeği.
öglen birası.
patitesin kızartması.
ahtapotun ızgarası.
şahinin arabası.
sıteyşın vagonu.
virajlı yolları.
civar köyleri.
söğütü.
turgutu.
selimiyesi.
deniz kelebeği.
yelkenli teknesi.
yol üstü durağı.
patlıcanlı pidesi, yanına demli çayı.
Akşama duble rakı.
dostu balık.
adı levrek
ızgarası nefis.
sohbeti leziz.
terennüm eden her kimse.
hepsi birbirinden şahane.
beraberimde olmayanlara
rakı kadehinde şerefe...
Haftanın sonuna iliştirdim
1kaç güzel imge,
beraberimde getirdim şehre,
belki faydası olur diye...

Cuma, Ağustos 07, 2009

yağmur-ertesi

Güne yağmurla uyandım, Hoşuma gitmedi dersem yalan olur, Beklenmeyenin her zaman bir farklı bir lezzeti oluyor... Hava bir başka oldu yağmur ertesi, sanki biri gözümün auto-contrast ı ile oynadı, renkler olgunlaşıp, doydu...En beteri bile güzel gözüktü... yoksa ben mi güne öyle mi başlamak istedim, "like a photographer lives with a polarize filtre" Vapurla sefası üstüne, beton sıkıntısı yaşadım...Şaplak ... Gerçi alışamadın mı deseler bu hale, alıştım derim ama matrak... Aynı yolları takiben vardım, çalışma masama, bilgisayar başına, ekran karşıma... Harala, gürele, akıl devrile devrile, Az kaldı, biraz sonra... çıkacağım sokağa, ineceğim şehre, karışacağım hengameye, yine ve yine Kontrastlık mı hani nerede, Gitmiş tamamen sabahki imge.. Bense biraz mutlu, biraz mutsuz, biraz tatlı, biraz tatsız biraz içi fingir, biraz dışı, biraz onla, biraz onsuz, biraz huzur, biraz muzur... kaldırım serçesi filminden bir couplet dinlerken..

Salı, Ağustos 04, 2009

Explotions in The sky havası

Grooveshark - explosions in The sky, First breath after coma ...! Uyumuna diyecek yok...! bu şarkıyı camları açık bir arabada, ne şehir gürültüsü, ne hüsnü kuruntusu, etraf safi huzurken, yolda giderken hani rüzgar da eserken... dinleyeceksin... Yada dilemma; şehrin göbeğinde, rutinin içinde, kulaklıklar kulağında , ses sonsuz açık, sen sonsuz içinde, belki yine yolda, dolmuşta, arabada, durmadığın bir halde, çevre etrafından çılgınca akıp gidercesine, Bilmem öyle işte... her iki halde de gider bu şarkı...

Salı, Temmuz 21, 2009

bi düzine kalem-iz-

Bir kalem, iki kalem, üç kalem,...
Bir kalem olsam hangisi olurdum acaba,
Tükenmezi, kurşunu, mürekkeplisi, keçelisi, renklisi,
Uçlusu, uçsuzu, çıt kırılanı, ahşabı, metali, uzunu ,incesi, nicesi ....
Hepsinin de kağıt üzerinede bıraktığı iz apayrı...
O kadar çok çeşit var ki,
Aynı biz gibi yada biz aynı kalemler gibi...